Pars: Emeklilere SEYYANEN ZAM verilmelidir…

TÜİK’in Eylül ayı enflasyonunu yüzde 3,08 olarak açıkladı. Böylece temmuz, ağustos ve eylül olmak üzere 3 aylık enflasyon yüzde 7’yi aştı. Yıllık enflasyon ise yüzde 83,45 oldu.

Açıklanan rakamların emeklinin hissettiği enflasyonunu yansıtmadığını ifade eden Türkiye Emekliler Derneği Uludağ Şube Başkanı Kenan Pars: “Artık bıçak kemiğe dayandı” dedi.

Açıklamalarına devam eden Pars:

“ Açlık sınırı 7 Bin 250 Liraya dayandı. En düşük emekli aylığının 2 katından fazla. Kaldı ki en düşük emekli aylığı TÜİK verilerine göre 3 ayda 250 lira eridi. Açlık sınırı her ay yükselirken emekli aylıklarının alım gücü her ay azalıyor. Yaşadığımız enflasyonu gerçeğe daha yakın hesaplayan akademisyenlerin oluşturduğu Enflasyon Araştırma Grubu(ENAG) eylül ayı enflasyonunu 5,03 açıkladı. ENAG verilerine göre de 3 aylık enflasyon yüzde 17,07 oldu. Aradaki fark yüzde 10. Yani ENAG verilerine göre emeklinin 3 ayda cebinden eksilen yaklaşık 600 Lira.

Emeklilerin gıda enflasyonu yüzde 118

DİSK Araştırma Merkezi(DİSKAR), TÜİK verilerinden yararlanarak gelir gruplarına göre enflasyonun hissedilirliğini hesaplıyor. Bu araştırma enflasyonun gelir gruplarına göre farklı hissedildiğini de ortaya koyuyor. DİSK-AR tarafından yapılan hesaplamaya göre emeklilerin gıda enflasyonu yüzde 118, en yoksul ikinci yüzde 20’lik gelir grubunun gıda enflasyonu yüzde 119,9, en yoksul yüzde 20’lik gelir grubunun enflasyonu ise yüzde 137,3 olarak gerçekleşmiş.

Emeklilere Ocak ayını beklemeksizin SEYYANEN ZAM verilmelidir

Çarşı-Pazar enflasyonudur gerçek olan. Emekliye her şey lüks olamaya başladı. Bırakın kasaptan et almayı, pazardan sebzeyi bile zor alıyoruz. Meyveyi zaten unuttuk. Önümüz kış. Doğalgaz, elektrik ve kömür fiyatları ortada. Eskilerin bir lafı vardır, “Aç oturulur ama soğukta oturulmaz” diye. Bıçak kemiğe dayandı artık. Emeklilere Ocak ayını beklemeksizin SEYYANEN ZAM verilmelidir. 2000 yılı sonrası emekli olanların kanayan yarası İNTİBAK, TBMM çatısı altında derhal çözümlenmelidir. Emeklilerin artık bekleyecek, sabredecek gücü kalmamıştır. Emeklilerin çözüm bekleyen sorunları bir an önce çözüme kavuşturulmalıdır. Yıllarca prim ödeyip emeklilik hakkını kazanan bizler, insan onura yakışır şekilde yaşamak istiyoruz. Toplumun anneleri, babaları olan emeklilerin sorunlarını görmezden gelmesinler.”