Cafer Tufan Yazıcıoğlu – Dünya Mutluluk Raporu 2020

 

Dünya mutluluk raporu 2020- Cafer Tufan Yazıcıoğlu

Dünya mutluluk raporu, 153 ülkeyi vatandaşlarının kendilerini ne kadar mutlu algıladıklarına göre sıralayan küresel mutluluk durumunun önemli bir araştırmasıdır. 2020 Dünya Mutluluk Raporu ilk kez dünyadaki şehirleri öznel refahlarıyla sıralıyor ve sosyal, kentsel ve doğal ortamların mutluluğumuzu etkilemek için nasıl bir araya geldiğini daha derinlemesine inceliyor. Bu yıl yayınlanan 8. Dünya Mutluluk Raporu, rapor eşitsizliğin ortalama mutluluk üzerindeki etkilerine ve eşitsizliği azaltmak için iyi bir sosyal ortamın nasıl işlediğine özel önem veriyor. Kötü sağlık, ayrımcılık, düşük gelir, işsizlik, boşanma ve güvensiz sokakların mutluluk üzerinde olumsuz etkileri büyük.

Türkiye Dünya Mutluluk raporunda 93. sırada

Türkiye puanı 5,132. Birinci Finlandiya’nın puanı 7,809. 153. Sırada Afganistan’ın puanı 2,567. 2008-2012 den 2017-2019′ a kadar Türkiye 0,154 puan kaybetmiş. Şehirlerin küresel sıralamasında 1186 şehir değerlendirilmiş. Birinci 7,808 puanla Finlandiya Helsinki. 186. sırada 3,216 puanla Afganistan Kabil var. Ülkemizden Ankara 96. sırada, puanı 5,749. İstanbul 115. sırada, puanı 5,440. İzmir 133. sırada, puanı 5,250. Bir önceki döneme göre Ankara 0,096 puan kaybederken, İstanbul 0,321, İzmir 0,138 puan artış sağlamış BM’in Mart ayında onayladığı tanıma göre kent kırsal sürekliliği yakalamak için üç sınıf kullanılıyor.

1- Şehirler

2-Kasabalar ve yarı-yoğun alanlar

3- Kırsal alanlar,

Şehirlerde yaşam değerlendirme puanları genellikle kırsal alanlardan daha yüksek. Şehirlerde yaşam, kırsal alanlara göre sosyal olarak daha tatmin edicidir.

Yüksek sosyal güven ortamı, yüksek gelirden daha önemli.

Rapor, mutluluğu açıklamak için altı faktör kullanır, bunlardan dördü sosyal çevrenin yönlerini ölçer; güvenecek birine sahip olmak, önemli yaşam kararları alabilmek, cömertlik, özgüven verme özgürlüğüne sahip olmak. Diğer iki faktör eşitsizliğin ortalama mutluluk üzerindeki etkileri ve eşitsizliği azaltmak için iyi bir sosyal ortamın işleyişi. Yüksek sosyal güven ortamı, yüksek gelirden daha önemli. Güven ve sosyal bağlantılardaki değişiklikler ülkeler arasındaki mutluluk farkını açıklıyor. Bir miktar ekonomik kalkınma ortalama kırsal mutluluğu artırmaya yetiyor. Tek başına yürüyüş, ruh halini % 2 artırırken, bir arkadaşla yürüyüş % 7,5, eşle yürüyüş % 8,9 artırıyor.

Sürdürülebilir Kalkınma hedefleri endeksi, puanı yüksek olan ülkeler refah olarak daha iyi olma eğilimindeler

2015 yılında BM’lerce Binyıl Kalkınma Hedefleri olarak onanan ve 2030’u hedefleyen Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerinin insan refahı ve mutluluğu üzerinde etkisi olduğunun görüldüğü raporda belirtiliyor. Hedefler ülkelerdeki ekonomik, sosyal ve çevresel kalkınmanın farklı yönlerini ölçüyor. Sürdürülebilir kalkınma konusunda ilerleme kaydetmenin insanlara faydası olacağı muhakkak. İnsan refahını azaltmada çevreci olarak sürdürülebilir ve sosyal olarak eşitlikçi bir büyüme sağlanabilir. Sürdürülebilir Kalkınma hedefleri endeksi, puanı yüksek olan ülkeler refah olarak daha iyi olma eğilimindeler. Sürdürülebilir Kalkınma hedefleri endeksi yanında, insani gelişme endeksi, ekonomik özgürlük endeksi, küresel barış endeksi, küresel rekabet, edilebilirlik endeksi, çevre koruma endeksi ve kişi başına oluşan GSYİH değerlendirmede göz önünde tutulmaktadır. Gallup Dünya Anketinden elde edilen veriler de raporda kullanılmıştır.

Doğal çevrenin mutluluğumuzda oynadığı ana rol tartışmasızdır

Doğal ortamımız, onu nasıl koruyacağımız ve özellikle iklim değişikliğine nedenleri ve sonuçlarıyla nasıl başa çıkılacağı, günümüzün önde gelen sorunları arasında yer alıyor. Bu sadece küresel hareketlere, eylemlere ve oy verme davranışlarına değil, aynı zamanda ulusal ve uluslar arası politikalara da yansıyor. Doğal çevrenin mutluluğumuzda oynadığı ana rol tartışmasızdır. Katılımcıların % 62’si ekonomik büyümeye göre çevre korunmasına öncelik vereceğini söylüyor. % 74 kendilerine ve ailelere çok ya da biraz ciddi tehdit olarak küresel ısınmayı algılıyor. Yeşil ve doğal ortamların sağlığa yararları belgelenmiştir. Fiziksel aktiviteyi ve sosyal etkileşimi teşvik ederek sağlık üzerinde olumlu etki yaparlar.

Kurumların kalitesi vatandaşların mutluluğunu sağlamada önemli rol oynuyor.

2013’ten bugüne Dünya Mutluluk Raporu (WHR) her yayınlandığında beş İskandinav ülkesi Finlandiya, Danimarka, Norveç, İsveç ve İzlanda daima ilk onda yer alıyor. Demokrasi ve insan haklarının durumu, yolsuzluğun olmamasına vatandaşlar arasındaki güvene, güvenliğe, sosyal bütünlüğe, cinsiyet eşitliğine, gelirlerin eşit dağılmasına, İnsani Gelişme Endeksi ve diğer birçok küresel karşılaştırmaya baktığımızda İskandinav Ülkeleri hep öndeler. İskandinav vatandaşları yüksek bir özerklik ve özgürlük duygusunun yanı sıra birbirlerine karşı yüksek düzeyde sosyal güven yaşamakta ve bu da yaşam memnuniyetini belirlemede önemli rol oynamaktadır. Küçük nüfusları ve homojenlikleri de önemli kurumlara ve vatandaşlara güven, geniş sosyal faydalara sahip bir refah devleti modeli oluşması için verimli bir zemin yaratıyor. Bu ülkeler düşük gelir eşitsizliği düzeyleri ile ünlüdürler. Kurumların kalitesi vatandaşların mutluluğunu sağlamada önemli rol oynuyor.

Birçok batı ülkesinde insanlar kırsal alanlarda daha mutlular

Şehirlerde yaşam standartlarını araştırmak için insan faktörlerine ve yer faktörlerine bakılmaktadır. İnsan faktörlerinde yıllık hane geliri, gelir yeterliliği ve istihdam gösteren ekonomik durum, kendi ekonomik durumu hakkında iyimserlik, eğitim yılı, sağlık sorunları, sosyal destek ve sivil katılımı içeren sosyal sermaye, güvenlik, demografi, göçmenlik, ülke kurumlarının kalitesi, yolsuzluk ve algılanan özgürlük göz önüne alınırken, yer faktörlerinde su ve hava kalitesi, bu kaliteden memnuniyet, kamu alt yapısı, toplu taşıma, kaliteli sağlık hizmetlerinin mevcudiyeti, eğitim sistemi, konutların yeterliliği ve kalitesi, iş ortamı, iş piyasası koşulları; yaşanılan yerin ekonomik koşulları, kalınan yerden memnuniyet, topluluk bağlılığı, azınlıklara saygı, kentsel-kırsal farklılıklar kontrol edilmektedir. Birçok batı ülkesinde insanlar kırsal alanlarda daha mutlular. Ancak ne yazık ki özellikle eğitim arayışı kentsel yaşamı teşvik etmektedir. Bu nedenle dünya genelinde kentsel nüfusun kırsal nüfusa göre daha mutlu olduğu tespit edilmektedir.

Netice olarak ulusal durumumuzu izlemek için bu araştırmaları takip etmeli, eksik yönlerimizi tamamlamalıyız.

Birleşmiş Milletlerin 17 Sürdürülebilir Kalkınma Hedefi, hedefimiz olmalıdır. Kurumlarımızı güvenilir kılmalı ve geliştirmeliyiz. Sivil toplum kuruluşlarının çalışmaları önemsenmeli, araştırmalarına önem ifade edilmelidir. Kamu özel sektör ve sivil toplum kuruluşları işbirliği ve iletişim içinde olmaları gerekir. Türkiye İstatistik Kurumu bünyesindeki istatistik konseyinde, sivil toplum kuruluşları temsilcilerinin çağrılmasına imkan verilmesi önemli olmakla birlikte oy haklarının olmamaları izah edilemez. Vatandaşlara sunulan hizmetler fayda değil, insan hakkı olarak görülmelidir. Sivil toplum kuruluşları çalışma pratiklerinden ötürü hedef kitleleri ile yakın ilişkilerde mutluluk ve ihtiyaçları yakından bilen ve takip eden yapılardır. Daha mutlu insanların yaşadığı bir Türkiye hepimizin olmazsa olmazıdır.