Emekli Aylığı Hesaplamalarında Karma Sistem

4447 sayılı kanunla gösterge sisteminin kaldırılmasıyla birlikte, 2000 sonrası dönemde emekli olanların emekli aylığı hesaplanma sistemlerinde esaslı değişikliklere gidilmiştir. Emeklilik hukukuna bir bütünsel bakıldığı zaman, sosyal güvenlik mevzuatında yapılan değişikliklerle, norm ve standart birliğinden giderek uzaklaşılmıştır. Sosyal güvenlik sisteminin temel ilkesi ise; emekli olunan tarihlere bakılmaksızın prim kazançları ve prim ödeme gün sayıları eşit olanların eşit aylık almasını öngörmektedir. Bu kurala göre değişiklikler yapılmadığından, emekliler arasında eşitlik sağlanamamış ve haksızlığa uğradıklarını söyleyenlerin sayısı giderek artmıştır.

2000 öncesi dönemdeki çalışmalar 506 sayılı Kanun, Ocak 2000/Eylül 2008 dönemindeki çalışmalar 4447, Ekim 2008 sonrası dönemdeki çalışmalar 5510 sayılı Kanun hükümlerine göre üç ayrı kısmi aylık hesaplanmaktadır.

Örnek vermek gerekirse;

Eski Kısmi Aylık (EKA) = Eski Tam Aylık (ETA) x kısmi aylık dönemindeki prim gün sayısı/toplam prim gün sayısı formülü ile hesaplanmaktadır.

5510 sayılı Kanunun yürürlük tarihi olan 1 Ekim 2008 sonrası dönemdeki çalışmalar ve ödenen primler, emekli aylıklarının hesaplanmasında büyük bir etken olmaya başlamıştır.

5510 sayılı Kanunla, aylıkların hesaplanmasına ilişkin iki kriterde değişiklik öngörülmüştür.

Birinci Kriter Güncellenme Katsayısı:

1 Ekim 2008 öncesi dönemde, prim kazançlarının güncellenmesinde, yılsonu tüfe artışları ve gelişme hızının yüzde 100 uygulanırken, 1 Ekim 2008 sonrası dönemde ödenen prim kazançlarına, yılsonu tüfe artışının yüzde 100’ü ile birlikte gelişme hızının yüzde 30’a düşürülmesi, emekli aylıklarında kayıplara yol açan birinci etken olmuştur.

İkinci Kriter Aylık Bağlama Oranı:

Emekli aylığının hesaplanmasında aylık bağlama oranı büyük bir öneme sahiptir. Aylık bağlama oranında düşmelere yol açan değişiklikler yapılmıştır. Bu durumu örneklemek gerekirse; 9000 prim gün sayısı olan bir sigortalı üzerinden değerlendirme yapıldığında, kayıplar net bir şekilde görülmektedir.

506 sayılı Kanun hükümlerine göre, aylık bağlama oranı yüzde 67,

4447 sayılı Kanun hükümlerine göre, aylık bağlama oranı yüzde 65,

5510 sayılı Kanun hükümlerine göre, aylık bağlama oranı yüzde 50

Sigortalıların çalıştıkları yıllarda yürürlükte olan kanun hükümleri esas alınarak, karma sisteme göre emekli aylıkları hesaplanmaktadır. Her bir kısmi aylık hesaplanırken, çalışılan dönemlerdeki ortalama kazançlar ve aylık bağlama oranları dikkate alınmaktadır. Toplam prim gün sayısı ile her kısmi aylık dönemindeki ödenen prim gün sayısı üzerinden bir oran belirlenerek, kısmi aylıklar hesaplanmaktadır.

Asgari emekli aylığı yeniden belirlenmeli ve asgari ücret seviyesine yükseltilmelidir.

1 Ekim 2008 sonrası dönemde ödenen prim kazanç tutarının asgari ücret seviyesinde olması durumunda, bağlanan emekli aylıklarında, bir önceki yıla göre düşüş görülmektedir. Sigortalı çalışma süresi arttıkça emekli aylığını artırması gerekirken, emekli aylıklarında düşme yaşanmaktadır. Bu hesaplama sistemi, sosyal güvenliğin ilkeleriyle de çeliştiğinden değiştirilmesi yoluna gidilmelidir. Taban emekli aylığı kavramı işlevini yitirmiştir. 1 Ocak 2000 itibariyle asgari emekli aylığı hesaplanma kurallarının değiştirilmesiyle, 2000 sonrası asgari emekli aylığı bilinmez bir yöne gitmiştir. 2000 öncesi asgari emekli aylığı serisi yayınlanırken, 2000 sonrası bir seri yayınlanamamaktadır. Asgari emekli aylığı, emekli aylıkları bakımından asgari geçimi sağlayacak bir parametre olarak görülmelidir. 2000 öncesi dönemde asgari emekli aylığı, asgari ücretin altında kalmamış, emeklilerin korunması sosyal bir politika olarak benimsenmiştir.

4447 ve 5510 sayılı Kanunlarla yapılan değişikliklerle bu kural bozulmuştur. 2000 öncesi dönemde yüzde 70 olan asgari emekli aylığı oranı yüzde 35’e düşürülmüştür. Yapılan bu değişiklik, emekli aylıklarında keskin bir azalmaya neden olmuş ve Hükümet bu mağduriyeti gördüğünden, en az emekli aylığı ödemesi uygulamasını getirmiştir. Buna göre, 2019 yılında en 1.000 TL, 2020 yılında 1.500 TL olarak en az emekli aylığı ödenmiştir. Gerçekçi bir asgari emekli aylığı sisteme kazandırılmadan, emekli aylıklarının hesaplanması tartışılmaya devam edilecektir. Bu nedenle, asgari emekli aylığı yeniden belirlenmeli ve asgari ücret seviyesine yükseltilmelidir.

TÜED Araştırma Bürosu