Emekliler , bu ekonomik koşullara daha fazla dayanamaz…

“EMEKLİLER, BU EKONOMİK KOŞULLARA DAHA FAZLA DAYANAMAZ…”

“31 Mayıs 2006 tarihinde TBMM’de kabul edilen ve 16 Haziran 2006 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren, 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun; “Gelir ve aylıkların düzeltilmesi, yükseltilmesi, alt sınırı, ödenmesi ve yoklama işlemleri” başlıklı 55. Maddesi şöyle demektedir:
“Bu Kanuna göre bağlanan gelir ve aylıklar, her yılın Ocak ve Temmuz ödeme tarihlerinden geçerli olmak üzere, bir önceki altı aylık döneme göre Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan en son temel yıllı tüketici fiyatları genel indeksindeki değişim oranı kadar artırılarak belirlenir.”
Özetle ifade etmek gerekirse; emekliler her yıl Ocak ve Temmuz aylarında, bir önceki altı ayın enflasyon oranı kadar zam alacaklar, demektir. Yani, önümüzdeki Ocak ayında emekli, dul ve yetimlerin alacakları zam oranı, 2020 yılının son altı ayında gerçekleşen tüfe oranında olacak.

5 AYLIK ENFLASYON YÜZDE 7,02 OLDU…

Türkiye Emekliler Derneği (TÜED) Araştırma Büromuz tarafından yapılan aylık hesaplamalara göre; 2020 Temmuz ayında gerçekleşen tüfe oranı %0,58 olurken, bu rakamı sırasıyla; Ağustos %0,86 – Eylül %0,97 – Ekim %2,13 ve Kasım %2,30 oranları izledi.
Yine TÜED Araştırma Bürosu hesaplamalarına göre; bu beş ayın kümülatif toplam tüfe oranı %7,02 olarak gerçekleşti.
İçinde bulunduğumuz Aralık ayının gerçekleşecek tüfe oranı da, 4 Ocak 2021 tarihinde TÜİK tarafından açıklanacak. Böylelikle; hesaplamış olduğumuz beş aylık %7,02 oranındaki rakama, Aralık ayı tüfe oranı da eklenecek ve Temmuz 2021 tarihine kadar emeklilere uygulanması gereken zam oranı, tespit edilmiş olacak.

TÜED’İN TAHMİNİ; EMEKLİ ZAMMI %8,09…

Konunun uzmanı ekonomistler, her ne kadar artık tahminleri tutmadığı için yeni tahminler üretmekten imtina etseler de, Aralık ayında da %1 civarında bir tüfe artışının gerçekleşeceğinde hemfikir gibiler. Merkez Bankası’nın 18 Aralık’ta açıkladığı yılsonu enflasyon tahminlerinde de, TÜFE’nin yıllık %14,18 oranında gerçekleşeceği vurgulanıyor. Bu durumda Aralık ayı enflasyonunun aylık %1 civarında olacağı tahmini geniş kabul görüyor.

TAHMİNLER DOĞRU ÇIKARSA 6 AYLIK ENFLASYON YÜZDE 8’İ AŞAR…

Bu tahminler gerçekleşirse; altı aylık kümülatif toplam %8,09 olur. Yani; emekli, dul ve yetimlerin aylık ve gelirlerine 2021 yılının ilk altı ayında uygulanacak zam oranı ortaya çıkmış olur.
Bu rakama göre de; 2000 yılından önce emekli olmuş, en düşük işçi emeklisi aylığı 2.232 TL’den, 181 TL artışla 2.413 TL’ye yükselmiş olacak.

EMEKLİ YAŞAM MÜCADELESİ VERİYOR…

Buraya kadarki bölümde; işin yasal boyutunu ve hesaplamalardaki teknik ayrıntılarla birlikte önümüzdeki sürece ilişkin rakamsal tahminleri anlattık.
Şimdi geldik işin insani boyutuna.
Aylık 181 TL tutarındaki artış, günlük 6 TL’lik bir artış demektir. Yani günlük bir şişe süt veya yaklaşık 150 gr peynir demektir. Ya da yaklaşık 90-100 gr et demektir.
Üstelik bu rakamlar, 2000 öncesi emeklilerimizin en düşük aylığı için hesaplanmış rakamlar.
Yani daha da beteri var, ne yazık ki.

2000 SONRASI EMEKLİ OLMUŞ DÜŞÜK AYLIKLILAR İÇİN SIFIR ZAM ANLAMINA GELECEK…

Örneğin; 2000 sonrası emekli olan ve aylıkları 1.500 TL’nin altında kaldığı için hazine desteğiyle 1.500 TL’ye tamamlanan emeklilerimiz ve onların bakmakla yükümlü oldukları aileleri var.
Hadi, bir de onların durumuna bakalım!
Diyelim ki, emeklimiz 1.200 TL aylığa hak kazanmış ve Hazine desteği olarak da kendisine 300 TL ek ödeme yapılmış. Bu zam döneminde, sadece 1.200 TL olan aylığına zam uygulanacak. Yani 97 TL zam yapılacak ve aylığı 1.297 TL olacak. Bu sefer hazine kendisine 300 TL değil, 203 TL yardım yapıyor olacak ve eline yine 1.500 TL geçecek.
Kıssadan hisse; “Sıfıra sıfır, elde var sıfır.”
İşin özü, bu kesimin aylıkları 1.500 TL’ye sabitlenmiş görünüyor. Bu durumdaki yüz binlerce insan bir süredir sıfır zamla yaşamakta. Hatta, 1.500 barajını aşana kadar da bu durum böyle gidecek gibi.
Emeklimiz sıfır zam aldığı için 97 TL’lik artışın günlük 3 Lira 23 Kuruş’a denk gelmesinin de bir anlamı kalmıyor. Çünkü bu para zaten verilmiyor, veril(miş) gibi yapılıyor.

SEYYANEN İYİLEŞTİRME ŞART…

Bu durumu düzeltebilecek en akılcı yaklaşım, seyyanen ek zam düzenlemesidir. Geçim endekslerinin çok altında kalan emekli aylıkları için iyileştirme yapılması artık kaçınılmaz olmuştur. Çünkü sorun o kadar büyümüştür ki, insani tehlike boyutlarına ulaşmıştır.
Hele de, emeklilerimizin omuzlarına işsiz kalmış çocuklarının ve torunlarının yükü binmişse, bu ekonomik baskılara katlanabilmelerinin imkanı yoktur.

TÜFE SEPETİ PANDEMİYE GÖRE REVİZE EDİLMELİ…

Sağlıklı ve dengeli beslenmesi gereken emekliler, artık gıda harcamalarından kısıp temizlik ve hijyen harcamalarına aktarmak zorunda kalmıştır. Enflasyon hesaplamalarında kullanılan sepetin de değiştirilmesi zamanı gelmiştir. Çünkü insanımızın harcama kalıpları değişmiştir. Dengeli beslenmek zorunda olduğu için et ve süt ürünlerine yönelmesi kaçınılmazdır. Bu kalemlerdeki artış oranları ise en yüksek oranlardır. Ayrıca temizlik maddeleri, hijyen için kullanılan kolonya ve benzeri ürünlerin tüketimi 3-4 kat artmıştır.
Sonuç olarak şunu söyleyebiliriz; emeklinin ve ailesinin varlığını sürdürebilmesi için öncelikle seyyanen uygulanacak bir zamla iyileştirmeye gidilmeli, en düşük emekli aylığı açlık sınırı olan asgari ücret seviyesine çekilmeli ve tüfe sepetindeki öncelikler, pandemiye göre yeniden belirlenmelidir.”