Cafer Tufan YAZICIOĞLU-İstatistiklerle Yaşlılar

 

İstatistiklerle Yaşlılar

TÜED Hukuk Danışmanı

Av. Cafer Tufan YAZICIOĞLU

 

TÜİK, her yıl olduğu gibi bu yıl da, “Yaşlılara Saygı Haftası” başlangıcında, “İstatistiklerle Yaşlılar 2019” araştırmasını yayınladı. Bu yayınlar, yaşlılığın gidişatı konusunda, önemli belgeler. 65 yaş ve üzeri nüfusun genel nüfus içindeki oranı % 9,1 oldu. Uluslararası alanda % 10’u geçen toplumlar, yaşlı toplum kabul ediliyor. 2023 yılında beklenti 10,2; 2030 yılında 12,5; 2040 yılında 16,3; 2060 yılında 22,6 ve 2080 yılında 25,6. Son beş yılda yaşlı nüfusumuzda artış % 21,9. 7,5 milyon yaşlımızın % 55,8’i kadın, 44,2’si erkek. Yaşlı nüfus sıralamasında “Türkiye 167 ülke içinde 66.sırada. Dünya’da yaşlı nüfus 703 milyon kişi ve dünya nüfusunun % 9,30’u. En yaşlı nüfusa sahip ülkeler % 31,4 ile Monako, 28,8 ile Japonya ve 22,7 ile Almanya. En az yaşlı nüfusa sahip ülkeler % 1,1 ile Katar, 1,7 ile Birleşik Arap Emirlikleri ve 2,2 ile Somali.

Çalışma çağındaki 100 kişiye düşen yaşlı sayısını ifade eden Yaşlı Bağımlılık Oranı 2014 yılında % 11,8 iken, 2019 sonu 13,4 oldu.

Doğuşta üstü beklenen yaşam süresi 78,3 yıl. Erkeklerde 75,6 yıl, kadınlarda 81 yıl. Her dört hanenin en az birinde, en az bir yaşlı var. 1.373,521 yaşlı tek başına yaşıyor. 100 yaşını tamamlamış yaşlı sayımız; 5.567. Yaşlı erkeklerin % 11,9’u dul; 83,7’si evli; 3,3 boşanmış; 1,2’si hiç evlenmemiş. Yaşlı kadınların %48,3’ü dul; 45,4’ü evli. 3,7’si boşanmış. 2,6′ sı hiç evlenmemiş. Dul kadın nüfusu, dul erkek nüfusunun 4 katı. Yaşlılarımızın % 18,3 okuma yazma bilmiyor. Bu oran kadınlarda 27,9. Yoksulluk oranı Türkiye genelinde 21,2 iken, yaşlılarda 16,4

Yaşlılarda ölüm nedenlerinde ilk sırada % 43,8 ile dolaşım sistemi hastalıkları geliyor.

Alzheimer hastalığından ölüm oranı 2014 yılında 3,9 iken, 2019 yılında 4,6 oldu. 65 yaşına ulaşanın yaşam süresi ortalama 17,9 yıldır. Bu oran erkeklerde 16,2; kadınlarda ise 19,4 yıl. Yaşlı fert bulunmayan hane halkı oranı  % 76,5; en az bir yaşlı fert bulunan hane halkı oranı % 23,1. En yaşlı nüfusa sahip illerimiz % 18,8 ile Sinop, %17 ile Kastamonu, 16,2 ile Artvin ve Çankırı. En düşük yaşlı nüfusa sahip illerimiz 3,3 ile Şırnak, 3,4 ile Hakkari ve % 3,9 ile Şanlıurfa. İşgücüne katılan yaşlı nüfusun oranı % 12,5. Türkiye’de istihdama katılım % 53,2. İstihdamdaki yaşlı nüfusu % 66,5’le tarım sektöründe.

Yaşlı memnuniyet araştırmasında 65 yaş altı % 52,4 memnunken, yaşlılarda bu oran % 58,6.

Mutluluk kaynağı % 71,4 ile aile,% 3,7 ile çocuk, % 4,9 torun ve % 4,7 eş, internet kullanımı 2014 yılında % 5 idi, şimdi % 19,8 dört kat artış var. Yaşlanma profilimiz gençleşiyor, aktif yaşlımız artıyor. Kadın yaşlı ve tek başına yaşama da artış var. istihdam da yoklar, bu da önemli birikimlerden ülkenin mahrum kalmasına, insan gücünü heba etmesine neden alıyor. Yaşlılık öncesini ifade eden ortanca yaş 2014 de % 30,7 iken 2019′ da 32,4 oldu. Bu kuşağın yaşlılığı için şimdiden, acil tedbir gerekiyor. Bakımı muhtaçlık riski artıyor. Bakım genelde aile bireylerinde. Onlara gelen ekonomik yük, onların bedensel ve ruh sağlığı, aile içi şiddet, kuşaklar arası diyaloğun kopması, devletin acilen el atması gereken konular. Profesyonel bakım, kaliteli bakım, bakım sigortası bugünkü gençliği de ilgilendiren çözüm bekleyen sorunlar. Yaşlılıkta toplumsal sorumluluk önem kazanıyor.

Onbirinci Kalkınma Planı Yaşlanma Özel İhtisas Komisyon alt konu başlıkları

  • Aktif Yaşlanma
  • 2-Kuşaklararası Dayanışma (Bakım Sigortası)
  • 3-Yaşlı Bakım Modelleri
  • 4-Yaşlanma Konusunda Veri Kaynakları
  • 5-Kurumsal Alt Yapının Geliştirilmesi
  • 6-Yeni nüfus ve aile politikası kapsamında yaşlanma idi.

2018 yılında ülkemizde 2,3 milyar kutu ilaç satılmış, kişi başı 28 kutu ilaç düşüyor. İlaç sektörünün cirosu 30,9 milyar lira. 2023′ te beklenti 2,4 milyar kutu. Dünya ilaç pazarının büyüklüğü 1,1 trilyon dolar. Türkiye pazarda 16. sırada. 2023 de 10. sıraya geliyoruz. Ülkemizde 25 binden fazla eczane var. İlaçta yabancı sermaye ve hammadde gerekiyor, bu nedenle dünyanın on büyük firması ülkemizde yerli üretim eşdeğer ilaç üretebiliyor. Burada da kullanılan hammaddenin % 80’i ithal.

Bir yıl içinde dünya 1,8 trilyon dolar silaha, 1,1 trilyon dolar ilaca, 7,9 trilyon dolar hastalık tedavisine harcarken koruyucu sağlığa harcanan sadece 200 milyon dolar. Tedavi harcamalarının 40 da biri. Bu veriler aktif yaşlanmaya önem verilmesine dikkat çekiyor.

COVID-19 salgını yaşlıları ciddi olarak tehdit ediyor.

Özellikle bağışıklık sistemini tehdit eden sağlık koşulları, kronik rahatsızlıklar, hastalıklarla ve enfeksiyonlarla savaşı zorlaştırıyor. BM Genel Sekreteri Guterres; ” Virüs sadece insanları değil, küresel ekonomiyi de etkiledi. Uluslararası Çalışma Örgütü virüs nedeniyle dünya genelinde çalışanların 3,4 trilyon dolar gelir kaybı yaşayabileceğini belirttiğini” ifade etti. ABD Emekliler Derneği AARP kongreye yazdığı mektupta huzurevlerinde bakımı iyileştir. Yaşlıya finansal rahatlık sağla, sağlık hizmetlerine erişimi artır. İlaç ve sağlık hizmeti fiyatlarını azalt, hizmetleri genişlet ve beslenme yardımı yap taleplerinde bulunuyor. AARP yaşlılara evde ılımlı egzersiz, diyet ve düzenli uyku öneriyor, üyelerini, gönüllüleri ve halkın sağlığını korumak için tüm etkinlikleri askıya aldığını açıklıyor. Diyanet İşleri Başkanımız; Her insanın akıl ve beden sağlığını koruma hakkı olduğu gibi, diğer insanların sağlığını da, tehlikeye atmama sorumluluğu vardır. Bu sebeple kişisel temizliğe ve çevre temizliğine özen göstermek, sağlıklı beslenmek, uyku ve ibadet düzenini, dengeli bir şekilde ayarlamak herkesin vazifesidir. Hepimiz yetkili mercilerin ve Sağlık Bakanlığımızın uyarılarına riayet ederek, tedbiri elden bırakmamakla yükümlüyüz. Mesele bireysel olmanın ötesinde toplumsaldır ve özellikle yaşlılarımıza kronik hastalığı olanlara karşı daha duyarlı olmak hepimizin görevidir. Toplum ve insan sağlığını tehdit eden bir salgın sebebiyle alınan kararlara uymamak toplum sağlığını tehlikeye düşürecek ciddi bir hata büyük bir vebal ve kul hakkı ihlalidir” uyarısında bulunuyor.

Bir sonraki salgınlar için hazır değiliz.

ABD teknoloji devi Microsoft’un kurucusu Bill Gates 2015 yılındaki konferansta “Önümüzdeki on yıl içinde herhangi bir şey on milyondan fazla kişiyi öldürürse, bu muhtemelen bir savaştan çok, yüksek derecede bulaşıcı bir virüs olacak, salgın hastalıkları durdurmak için çok az yatırım yaptık ve bir sonraki salgınlar için hazır değiliz. Hükümetler pandemiyi askeri tehdit gibi görmeli ve askeri tatbikatlara benzer bir şekilde olası salgınlara karşı tatbikat düzenlemeliler. Savaş oyunları değil, bakteri oyunları bizi bekliyor. Güçlü bir sağlık sistemi kurulmasına ihtiyaç var” uyarısında bulunuyor. Beş yıl geçmeden ne yazık ki dedikleri gerçekleşti. Ülkemiz yaşlılar için sokağa çıkma yasağı getirdi, belediyeler ücretsiz toplu ulaşım hakkını iptal etti, bazı belediyeler ‘acil panik butonu’ uygulaması başlattı. Küreselleşme bizi “salgın küreselleşmesi ”ne getirdi.

 Milli Eğitim Bakanımız; “Değerli dede ve nineler, çocuklarınızın eğitimine verdiğiniz destek çok önemli.

Bu süreçte tedbir için güzel sohbetlerinizi, masallarınızı torunlarınızla paylaşırsanız, çocuklarımızın dünyasında zor günlerden güzel anılar kalır. İyi ki varsınız” dedi. Trafiğin azalması hava kalitesinde iyileşme yapmış, hassas ve orta kalite ölçülen yerler şimdi iyi kalite ölçülmüş. Hükümetimizin yayınladığı tedbirlerde tek başına yaşayana 80 yaş üstü yaşlılar için sosyal hizmet ve evde sağlık hizmetlerinden oluşan periyodik takip programının devreye alınacağını duyurdu. En düşük emekli maaşını 1500 TL’ye yükseltti. Bayram ikramiyeleri erken ödenecek, ihtiyaç sahibi ailelere nakdi yardım için 2 milyar ilave kaynak ayrıldı. Uygun ve avantajlı şartlarda sosyal amaçlı kredi paketlerinin devreye alınması teşvik edilecek.

Tüm veriler sağlık boyutu başta olmak üzere sosyal ve ekonomik etkileri ile tarihe geçecek, belki de küresel düzeni değiştirecek bir dönem yaşadığımıza işaret ediyor. Toplumda tutum ve davranış değişiklikleri yaşanabilir. Hiçbir fedakârlıktan kaçmayan tıp emekçilerimize teşekkür ediyor, şükranlarımızı sunuyoruz.

Nazım Hikmet’le bitirelim;

Yok öyle umutları yitirip, Karanlıklara savrulmak,

Unutma! Aynı gökyüzü altında, Bir direniştir yaşamak.