Uğraş Çiftçi – Mevzu maalesef anlaşılmamış…

 

Kendimi bildim bileli Türkiye’de muhalefet…

Salt iktidardakinin gitmesi üzerine söylem geliştirir…

* * *

Bu tutum vatandaş tarafından…

Bu gitsin de…

Kim gelirse gelsin…

Mesajı olarak algılanır…

* * *

İktidardaki bir şekilde gider…

Yerine yeni bir iktidar gelir…

Ve bilindik döngü yeniden başlar…

* * *

Önce bunu gönderelim…

Gerisini sonra düşünürüz…

* * *

Bir insan derme çatma bir gecekonduda yaşıyor olabilir…

Ama siz ona sabahtan akşama kadar…

Yaşadığı gecekondunun ne kadar eski…

Ne kadar güvensiz…

Ne kadar sağlıksız olduğunu anlatsanız da…

Yerine daha iyisini koyacağınızı garanti etmediğiniz sürece…

Barındığı gecekonduyu yıktırmazsınız…

* * *

Gecekonduda yaşayan adam…

Yaşadığı koşulların zorluğunu…

Siz söylemeseniz de bilir…

* * *

Gecekonduda yaşayan adam…

Her gün yatağa daha iyi, daha güzel bir eve sahip olmanın umuduyla girer…

* * *

Gecekonduda yaşayan adam…

Hiçbir zaman gecekonduda yaşamaya razı değildir…

Fakat yerine daha iyisini koymadığı, koyamadığı sürece…

O gecekonduya da dört elle sarılır…

* * *

Bu durum vatandaşla mevcut iktidarlar arasındaki bağla da benzerlik gösterir…

* * *

Açık denizde fırtınaya tutulmuş bir geminin  içindeki yolcular…

Gemiyi idare ediş şeklinden memnun olmadıkları…

Kaygılandıkları kötü bir kaptanı bile…

Eğer ondan daha cevval bir başka kaptan seçeneği yoksa…

İsyan edip geminin dümeninden alaşağı etmezler…

* * *

Bugün Türkiye’deki siyasetin tıkandığı nokta budur…

* * *

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile…

Türk siyasetinin gelenekleri ve işleyiş şekli değişmiştir…

* * *

Bu sistemden önce…

Cumhurbaşkanı dediğimiz kişi…

Sembolik ve devleti temsil eden bir denge-uzlaşı makamının başıydı…

* * *

Şimdi ise Cumhurbaşkanı…

Hükümetin kendisi oldu…

* * *

Fakat muhalefet…

Bu değişimin farkında değilmiş gibi görünüyor…

* * *

İstediğiniz kadar ittifaklar kurun…

Yeni sistemde…

Eğer fırtınalı denizden koca ulusu çekip çıkaracak bir güçlü lider çıkarıp…

Toplumun onayını alamazsanız…

Sonuca varamazsınız…

* * *

İnsanoğlu doğası gereği daha iyiyi ister…

* * *

Biri iyi diğeri kötü iki seçenek arasında…

Hiç zorlanmadan iyi olanı seçer…

* * *

İki iyi seçenek arasında en iyiye yönelir…

* * *

Ama iki kötü seçenek arasında kalırsa…

En az kötü olana yönelir…

* * *

Muhalefetin tutumuna baktığımda…

Aklının hala parlementer sistemdeki…

Sembolik Cumhurbaşkanlığı sisteminde kaldığını görüyorum…

* * *

Halbuki…

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nde…

Meclis tamamen devre dışı kalıyor…

Cumhurbaşkanı…

Bizzat hükümetin kendisi oluyor…

Dilediği kabineyi kurup, dilediği zaman değiştirebiliyor…

Ve ülkenin kaderini tayin ediyor…

* * *

Yani kaç parti biraraya gelirseniz gelin…

Kurduğunuz ittifak ne kadar çok oy alarak Cumhurbaşkanı’nı seçerse seçsin…

Seçimin ertesi günü…

Tüm iktidar yetkisi…

O tek adamın eline geçecek…

Ve üzerinde bir denetim yetkiniz olmayacak…

* * *

Ülkenin ekonomi politikaları…

Sosyal politikaları…

Dış politikası…

Savunma politikaları…

Seçilecek olan Cumhurbaşkanı’nın bireysel seçimlerine göre belirlenecek…

* * *

Ne kadar yanlış olsa da…

Ne kadar riskli olsa da…

Bugünün gerçekliği budur…

* * *

Kısacası…

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nde…

En azından reforme edilene kadar…

Cumhurbaşkanı adayının kim olacağı…

Önemsiz bir teferruat değil…

Mevzunun bizzat kendisidir…

* * *

Geçmişten gelen defoların yükünü taşıyan…

Bugüne dair eleştirilen olumsuzluklarda belirleyici payı ve ağır sorumluluğu olan…

Toplumun geneline güven vermeyen…

Daha şimdiden enerjik muhalefet güçlerinde hayal kırıklığına, karamsarlığa ve yılgınlığa yol açan…

Tartışmalı kişileri kamuoyunun gündemine getirmek…

Ne anlama gelir?

* * *

Nazik bir şekilde söylenmek gerekirse…

Mevzu maalesef anlaşılmamış!